|
Dünya Şampiyonu Değirmendere’liler:
• Eklenme Tarihi : 27 Ocak 2005
: Doğanın bir
Bu kanaryalar şampiyon
Madalyalı kanarya İzmitli kanarya yetiştiricisi Oğuz Ertep'e ait Norwich cinsi kanarya, Portekiz'in Porto kentinde düzenlenen Dünya Ornitholoji Yarışması'nda kendi cinsi ve tekli dalda Belçika ve İtalya'nın ardından dünya üçüncüsü oldu.
İzmit'te 11 yıldan bu yana kanarya yetiştiren ve daha önce yetiştirdiği kanaryalar yurt çapında ve Avrupa ülkelerinde derece alan 38 yaşındaki Oğuz Ertop, Portekiz'de düzenlenen 'Dünya Ornitholoji Yarışması' na Anadolu Ornitholoji Kuş Bilimi Derneği aracılığıyla, yetiştirdiği Norwich cinsi kanaryasını gönderdi. 18-29 Ocak tarihleri arasında yapılan yarışmada, Oğuz Ertop'in kanaryası Belçika ve İtalyan yetiştiricilerin ardından dünya üçüncülüğünü kazandı.
500 MİLYON LİRA
Yarışmaya aynı dalda 35 ülkeden 64 kuşun katıldığı söyleyen Oğuz Ertop, yarışmada kuşların şekil ve güzelliğinin değerlendirildiğini belirterek, ‘‘Türkiye bu yarışmaya 1997 yılından bu yana katılıyor. Daha önce derece alamadık. Türkiye'de de çok iyi kanarya yetiştiricileri var. Bundan sonra dünyada düzenlenen yarışmalarda iyi dereceler alacağımıza inanıyorum’’ diye konuştu. Dünya üçüncülüğü kazanan kanaryanın değerinin şu anda 500 milyon lira olduğunu söyleyen Oğuz Ertop, ‘‘1 milyar lira da verseler satmam’’ ded Tavukçunun kanarya aşkı Sekiz birinciliği
var
Zuhal Daştan, Anadolu Ornitoloji (Kuş bilimi) Derneği Başkanı. Türkiye'nin en büyük kanarya ithalatçısı ve yetiştiricilerinden. Dünya Kuş Federasyonu ile Türkiye arasındaki bağlantıyı sağlayan kişi. Avrupa'da şampiyon bir Norwich çıkartan Daştan'ın, yurt içindeki yarışmalarda kazandığı 8 birinciliği var.
Kanaryacılığı, Hollanda'daki yarışmadan şampiyon bir Norwich çıkartan Zuhal Daştan'dan öğrenmek için çaldık kapısını. Daştan'ın asıl işi tavukçuluk. Pak Tavuk'un sahibi. Büyük aşkı ise kanaryalar.
Çocukluk yıllarında, lise çağına kadar kanaryaları varmış. ‘‘Lise çağlarında kızlara bakmaya başladım’’diyor. Evlendikten sonra yeniden kanaryalar giriyor yaşamına. İstanbul'daki bir derneğin mezatından aldığı kanarya ile başlıyor işe. Sonraki hafta bir tane daha. Bir tane daha derken. Sayıları önce 15'i buluyor. Üretime geçince, bir de bakıyor kanaryaların sayısı 50 olmuş.
Bu süreç içinde, kanaryalarını Sultan Çiftliği'ndeki tavuk çiftliğine nakledemiyor. Çünkü, aynı alanda tavuk ve kanarya, hijyen açısından riskli.
Derken eşi sızlanmaya başlıyor. Sayıları artan kanaryaların evde koku yaptığını sık sık yineliyor. Sultanbeyli'nin hızla gelişip, 27 yıl önce çevresi bomboş olan çiftliğinin evlerin arasında kalması, Zuhal Daştan'ın kanaryalarının önünü açıyor. Yerleşim merkezinin ortasında kalan çiftlikteki tavuk üretimine son veriyor. Kanaryalar da çiftlikteki dört odalı bir binaya taşınıyor, tam beş yıl önce.
Hollanda'da İstiklal Marşı'nı çaldıran şampiyonluğa uzanan süreç, işte bu çiftlikte başlıyor. Türkiye'deki ırk kanaryası yarışmalarını izleyip, bir çift Norwich alıyor önce. Ardından Crested, Parizyen, Border, Gloster çiftleri geliyor. Bir de bakıyor iş çığrından çıkmış. ‘‘Bu kadar çeşit konsantre zorluğu yaratıyordu’’diyor Zuhal Daştan. ‘‘Sonunda Norwich ve Crested üretmekte karar verdim. Diğer ırkları elimden çıkarttım. Norwich ve Crested üzerine konsantre oldum. Avrupa'dan yeni çiftler getirerek, ırkı iyileştirmeye başladım.’’
Zuhal Daştan, Norwich'le Hollanda'da yakaladığı şampiyonluğu, önümüzdeki yıl İtalya'da yapılacak yarışmada bir kez daha yaşamak için, son derece titiz bir çalışma sergiliyor. Kanaryalarının sayısı 1100'e yaklaşmış. Kanaryacılık konusunda çok iddialı olan İtalya'da bile bu popülasyonda, 2-3 kümes bulunduğunu söylüyor gururla. Ancak, tek tip üzerine az sayıda kanarya ile çalışan, nitelikleri daha yüksek çiftlikler olduğunu sözlerine ekliyor.
Daştan, önümüzdeki yıllarda yarışmalara
Crested dalında da katılma hazırlığı
içinde. Şimdi bile bu yarışmalara
girebileceğini söylüyorlar ama o temkinli.
Özellikle, Crested dalında her yarışmada
şampiyon çıkartan İtalyan rakibini
altetmek için zamana ihtiyacı
olduğuna inanıyor.
KANARYAYA BÜLBÜL DERSİ
Bülbül ötümlü kanarya yetiştirmek biz Türkler'e özgü bir iş. Yavrular yumurtadan çıktıktan sonra baba hemen ayrılıyor. Anne yavruları, hiç öten kanaryanın olmadığı bir odada tek başına besliyor. Başka ötüş nameleri öğrenmesin diye. 25-30 günlük olduktan sonra yavrulara, günde 8 saat teybe kaydedilmiş bülbül sesi dinletiliyor. Bu hayvanlar büyüdüğü zaman bülbül nameleri şakıyorlar. Ancak, bu kuşları diğer kuşların arasına koyarsanız, bir hafta içinde bülbül namelerini unutup, normal ötüşe dönüyor. Bizde bülbül ötüşlü kanarya yarışmaları yapılıyor ama Avrupa'da yok. Henüz dünya standartlarına alınmamış.
Kanarya monopolünü kıran kaza
Avrupa'nın kanaryalarla tanışması, 1300'lü yılların son dönemine denk geliyor. Gemicilerin, o dönem İngiltere Kralı 6. Charles'a, sarı, yeşil ve daha başka renklerde, çok güzel öten kuşlar getirdiğine rastlanıyor kayıtlarda. 1510-1565 yılları arasında yaşayan İsviçreli Natüralist Conrad Gesner de kayıtlarında kanaryalardan bahsediyor. İngiltere'de çok rağbet gören bu kuşların, fiyatları pahalı olduğu için zenginler tarafından satın alındığını yazıyor. Atlas Okyanusu'ndaki Canari Adaları ile çevresindeki Mader ve Asor Adalarında yetişen kanaryaları, Bir monopol oluşturan İspanyollar ve Portekizliler gemilerle getirip Avrupa'ya satıyordu. Ancak, üretilip fiyatları düşmemesi için, satılan kanaryaların hepsi erkekti. Naturalist Olima, 1622 yılında yazdığı eserinde, çok miktarda kanarya taşıyan bir İspanyol gemisinin Venedik Körfezi'nde fırtınaya tutulup battığını yazıyor. Kazada, tayfalar tarafından gemiden uçuralan kanaryalar İtalya sahillerine çıktılar. Bir kısmı, rüzgarın da yardımıyla Elbe Adası'na kadar ulaştılar. Buralarda çoğalarak, Avrupa'ya hızla yayılan kanaryaların atalarını oluşturdular. Kırmızı kanaryaların sırrı
İngiltere'de bir kuş meraklısı, 20'nci yüzyılın başında, kırmızı kanaryasıyla katıldığı yarışmada ilgi odağı haline geldi. Ada ülkesinin soyluları, bu kanaryayı almak için büyük paralar teklif ettiler. Ancak, kırmızı kanaryanın sahibi satmamakta diretti.
Kanaryalarda alışılmamış kırmızı rengin sırrı çözülmekte gecikmedi. İngiltere'yi ayağa kaldıran kuş meraklısı, kanaryasını bildiğimiz kırmızı biberle beslemişti.
Artık sarı kanaryaları kırmızıya dönüştürmek pek kolay. Tüy dökümünden birkaç hafta önce yemlerine katılan karofil sayesinde, kuşların yeni tüyleri kırmızı ve pembenin tonlarına sahip olabiliyor. Tabii bu geçici bir görüntü. Yeni tüy dökümü öncesinde, karofil, kırmızı biber ya da pancar vermezseniz, kanaryanız yeniden eski rengine dönüyor.
Kanarya alırken...
Kafesinde duran, tüylerini kabartan, duran, düşünen, ağzını açarak soluyan, kuyruğunu emme basma tulumba gibi oynatan kanaryalardan uzak durun. Sağlıklı bir kanaryanın tüyleri sıkı ve temiz olur. Tünekten tüneğe konar. Aktiftir. Yem yer. Genç mi yaşlı mı olduğunu, ayaklarının derisine bakarak anlayabilirsiniz. Ayaklarındaki deri nasırlaşmış ise kanarya yaşlanmıştır. Ayak derileri pırıl pırılsa geç bir kanaryayla karşı karşıyasınız. Tünekte sabit duruyorsa, kör olabilir. Tünekten tüneğe uçuyorsa, uçtuğu konduğu yeri biliyorsa tehlike yok demektir.
Erkek mi, dişi mi? İşte orada aldanabilirsiniz. Bir kanaryaya yumurtlamadan yüzde 100 dişi demek mümkün değil. En iyisi alacağınız kanaryayı bir kafese koyup, biraz geriye çekilip dinleyin. Şakır şakır ötüyorsa, yüzde 99 erkektir. Ara sıra cikcikli yor ya da susuyorsa dişi.
|
||||||
| |||||
|